Bizim için çok önemli olan çocuklarımızın eğitimi de çok mühim bir konudur. Çocukluk çağlarında şekillenen kişilik yapısını belirlemekte eğitimin yeri büyüktür. Bu yüzden okul öncesi dönemde aileler çocuklarını bir anaokuluna göndereceklerinde şu büyük soru akıllara gelmektedir. ‘’Çocuğumu nasıl bir anaokuluna göndermeliyim? Bir okul öncesi eğitim kurumu fiziksel özellikleri, sağlık ve güvenlik tedbirleri, beslenme, öğretmen nitelikleri, öğretmen- ebeveyn etkileşimleri, öğretmen- çocuk etkileşimleri ve çocuk- çocuk etkileşimleri ile değerlendirilebilir. Bu maddelerin önemini kısaca açıklayalım.

Fiziksel Özellikler

İyi bir fiziki ortam çocukların rahat hareket edebilmelerine olanak sağlamalıdır. Fiziksel özellikler hem bina içini hem de bina dışını yani bahçeyi kapsamaktadır. Bina içinde iyi fiziksel çevre için çeşitli materyaller ve faaliyetler demektir. İyi düzenlenmiş oyun alanları çocuklara faaliyet özgürlüğü sağlar. Yeterli ve çeşitli materyaller ise çocuklara sadece seçme becerisi kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda zengin uyarıcılar ile zihin gelişimine büyük katkılarda bulunur. Materyallerin çocukların ulaşabileceği raflarda ve dikkatlerini çekecek şekilde konumlandırılmalıdır. Çocuğun ilgisinin üst düzeyde tutulması ve mekanın uyarıcılık özelliğinin devamlılığı için m ateryaller sık sık değiştirilmelidir. İyi bir fiziksel ortam çocukların bireysel ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Bu ihtiyaçları karşılama alanları genellikle ‘’köşe’’ kavramı ile ifade edilir. Blog köşesi, kitap köşesi, boya köşesi, kukla köşesi vb. köşeleri bulunan okul öncesi eğitim merkezlerinin seçimi daha yararlı olacaktır.

Sağlık ve Güvenlik Tedbirleri

Çocukların grup halinde bulunduğu yerlerde en önemli konulardan biri de emniyetin sağlanması ve sağlıklı olmasıdır. Kurumlar başta mutfak, lavabo, dinlenme ve oyun alanları olmak üzere temizliği sağlamak zorundadır. Diğer bir taraftan belirli emniyet tedbirleri de alınmalıdır. Herhangi bir yaralanmaya veya istenmeyen bir duruma karşı hazırlıklı olunmalı, görevliler ilk yardım bilmelidir. Ecza dolabı, temizlik malzemelerinin bulunduğu dolaplar çocukların ulaşamayacağı yerlerde ve kilitli olmalıdır.

Beslenme

Sağlıklı bir gelişimin temeli sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenmedir. Besinlerin hazırlandığı mutfağın temizlik kurallarına uygun olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, mutfak personelinin temel temizlik alışkanlıklarını kazanmış olması gerekmektedir. Bunlar genellikle; temiz giyim, saçların toplanmış olması ve her şeyden önemlisi, el yıkama alışkanlıklarının bulunması olarak belirlenebilir. Beslenme programları uzman diyetisyen tarafından çocukların yaş ve gelişim özelliklerine bağlı kalınarak hazırlanmalıdır ve ebeveynlerin görebileceği bir yere asılmalıdır.

Öğretmen Nitelikleri

Öncelikle okul öncesi kurumuna çalışan öğretmenin ‘’okul öncesi öğretmenliği’’ veya ‘’çocuk gelişimi’’ bölümü mezunu olmalıdır. Çocukların gelişimlerini doğru devam ettirebilmeleri için eğitim veren ve çocuklarla vakit geçiren öğretmenin diplomasına mutlaka bakılmalıdır. Öğretmenin diğer nitelikleri arasında ise çocuklara eşit mesafede davranmak, çocukları dinlemek, çözüm odaklı ve tutarlı davranmak, yaratıcı ve pozitif olması bulunmaktadır.

Öğretmen-Ebeveyn Etkileşimi

Çocuk ve öğretmen arasındaki ilişki zamanla ortaya çıkar ve kaliteli eğitimin önemli parçasıdır. Ebeveynler sabah ve akşam, çocuklarını okula bırakır ve alırlarken ve zaman zaman kuruma yaptıkları daha uzunca ziyaretleri sırasında, öğretmenin ve diğer personelin çocuklara gösterdiği ilginin sıcaklığını, içtenliğini, sevecenliğini ve yumuşak otoriteyi değerlendirebilirler.

Çocuk- Çocuk Etkileşimi

Çocuklar, sadece öğretmenden ve öğretmenin kurduğu eğitim ortamından değil, birbirlerinden de bir şeyler öğrenirler ve birbirlerinin davranışını etkileyebilirler. Bunun bilincinde olan öğretmenler, çocuk-çocuk etkileşiminin de sağlıklı ve istenilen şekilde olmasına özen gösterirler. Bu durum, genellikle ebeveynlere sıcak ve yakın arkadaşlık ilişkilerinin sergilenmesi şeklinde yansıyabilmektedir.

Sonuç olarak iyi bir okul öncesi eğitim kurumu eğitim verdiği çocukların hedeflediği gelişim özelliklerini gerçekleştirip gerçekleştiremediklerini anlamak üzere düzenli ve sistemli bir şekilde değerlendirmeler yapmalıdır. Bu değerlendirmelerinin sonuçları en az yılda üç defa veliler ile paylaşılmalıdır. Görülmektedir ki iyi bir okul öncesi eğitim kurumu; personeli, çocukları ve ebeveynleri ve eğitim programları ile bir bütündür. Bu nedenle bir eğitim kurumu değerlendirilirken bu boyutlar da unutulmamalıdır.

Kaynakça: Yaşadıkça Eğitim Dergisi, sayı 4

Elif Karakaya

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir